|
"Süryani
köylerine ilişkin genelge"
Türkiye tuhaf bir ülke.Gündem o kadar sık ve çabuk
değişiyor ki insanların buna ayak uydurabilmesi gerçekten çok zor. Basın
yayın organları bu nedenle pek konu sıkıntısı çekmezler. Süryaniler de
ara sıra basın ve iletişim araçlarında çeşitli vesilerle yer alırlar ama
bunlar hemen unutulur giderdi.Haziran ayında, basında Süryanilerle ilgili
basında yer alan bir haber ve olay ise gerçekten unutulacak cinsten değildi.
Bu habere göre; İçişleri Bakanlığı Güneydoğu Anadolu'da bulunan Süryani
köylerine Avrupa'dan düzenlenen turistik amaçlı gezileri yasaklayan bir
genelge yayınlamış ve bu genelge Milliyet gazetesinin 14 Haziran 2001
günlü baskısında "Nazi Tarzı Yasak" başlığı altında yayınlanmıştı.
Haber şöyle idi;
Nazi tarzı yasak
İçişleri
Bakanlığı'nın ani bir kararla Süryani köylerini ziyarete kapatması, hem
Avrupa'yı hem de turizmcileri ayağa kaldırdı. Bunun üzerine Başbakan Ecevit,
bir genelge yayımlayarak Süryani vatandaşların istedikleri zaman köylerine
gelebileceklerini açıkladı
Ekonomik krizin ardından umudunu turizme bağlayan Türkiye'de bazı uygulamalar
hem sektöre darbe vuruyor, hem de Avrupa ile diplomatik sıkıntı yaşanmasına
yol açıyor. Bunun son örneği geçtiğimiz günlerde yaşandı. İçişleri Bakanlığı'nın
Güneydoğu'daki Süryani köylerini ziyarete kapatması hem turizm sektöründe,
hem de Avrupa'da büyük tepki yarattı. Özellikle yurtdışına göç eden Süryanileri
turistik ziyaret için bölgeye getiren seyahat acenteleri ilgili makamlara
başvurarak, yerel makamların uygulamaları üzerine turların iptal edileceğini
ve mağdur olacaklarını söylediler.
Ecevit erken
davrandı
Büyük bir Süryani topluluğunun yaşadığı Almanya ve İsveç ise konuyu daha
kapsamlı olarak Türk hükümetinin gündemine getirdi. Her iki ülke Türkiye
nezdinde girişimde bulunarak, PKK terörü nedeniyle yurtdışına çıkan Süryanilerin
köylerine dönüşlerinde malları üzerindeki haklarını kullanamadıklarını,
dinsel eğitimleri ile akraba ziyaretlerine izin verilmediğini, turistik
faaliyetlere bile yasak getirildiğini vurguladılar. AB Dönem Başkanı İsveç,
konunun hafta sonunda yapılacak Göteborg zirvesine katılacak Başbakan
Ecevit'e de iletileceğini bildirdi.
Genelgeyle yetinmedi
Bunun üzerine Ecevit, Süryanilerin köylerine dönmelerine izin verilmesi
için çalışmaların İçişleri Bakanlığı'nca yürütüleceğine ilişkin genelge
yayımlayarak, konu hakkında açıklama yapmak zorunda kaldı. Süryani vatandaşların
anayasal, yasal ve demokratik haklarının güvencede olduğunu vurgulayan
Ecevit, olayın "Türkiye aleyhinde bir kampanyaya neden olabileceğini"
de vurguladı. Genelgeyle yetinmeyen Ecevit, açıklama da yaptırdı
BARÇIN YİNANÇ - Ankara
Başbakanın bu konuda
yaptığı basına yaptığı açıklamanın tam metni aşağıdaki gibidir.
Ecevit: 'Süryani
yurttaşlarımızın tüm haklardan yararlanmaları devletimizin güvencesindedir'
Başbakan
Bülent Ecevit, terör eylemlerinin yaygınlaştığı yıllarda kendi istekleriyle
Türkiye'den ayrılarak başka ülkelere yerleşen Süryani yurttaşların yurda
dönmek istediklerinde birtakım güçlüklerle karşılaştıklarına ilişkin iddialarla
ilgili olarak, ''Süryani yurttaşlarımızın tüm anayasal, yasal ve demokratik
haklardan serbestçe yararlanmaları, devletimizin güvencesi altındadır''
dedi. Ecevit, yaptığı açıklamada, kimi çevrelerin, terör eylemlerinin
yaygınlaştığı yıllarda kendi istekleriyle Türkiye'den ayrılarak başka
ülkelere yerleşmiş Süryani yurttaşların, yurda dönmek istediklerinde bir
takım güçlüklerle karşılaştıklarını öne sürdüğünü ifade etti. Bu yurttaşların,
köylerine geri dönmelerine, taşınmaz malları üzerindeki haklarını kullanmalarına,
köylerindeki akrabalarını ziyaret etmelerine veya dinsel eğitimlerine
izin verilmediği ve yabancıların Süryanilerle meskun köyleri ziyaretlerine
engeller çıkarıldığının iddia edildiğini belirten Ecevit, şunları kaydetti:
''Bu tür iddialar doğru olmamakla beraber, yer yer bir takım yanlış uygulamaların
söz konusu olabileceği göz önünde tutularak, ilgili kuruluşların gereken
dikkati göstermeleri sağlanmıştır. Süryani yurttaşlarımızın tüm anayasal,
yasal ve demokratik haklardan serbestçe yararlanmaları, devletimizin güvencesi
altındadır. Türlü nedenlerle başka ülkelere yerleşmiş aziz yurttaşlarımız
da hiçbir güçlük veya engelle karşılaşmaksızın ülkemize ve köylerine gelebilirler.''
Başbakan Bülent Ecevit, konuyla ilgili olarak bir de genelge yayımladı.
Genelgede, PKK terörü dahil çeşitli nedenlerle yurtdışına çıkmış Süryani
asıllı vatandaşların, köylerine geri dönmelerinde bazı sorunlarla karşılaştıkları,
köylerinde bulunan taşınmaz malları üzerindeki haklarını kullanmalarına,
dinsel eğitimlerine veya akrabalarını ziyaret etmelerine izin verilmediği
ve yabancıların, Süryanilerle meskun köyleri ziyaretlerine engeller çıkarıldığı
iddialarının bulunduğu ifade edildi. Genelgede, bu iddiaların uluslararası
çevrelerce Türkiye'nin önüne yeni bir insan hakları ihlali konusu olarak
getirilebileceği değerlendirmesine yer verildi. Bu durumun Türkiye karşıtı
bir kampanyaya dönüşmemesi için, mücavir iller dahil Olağanüstü Hal Bölge
Valiliği sorumluluk kapsamındaki illerde bulunup da; yaşadığı köylerden
çeşitli sebeplerle ayrılıp Avrupa ülkelerine iltica etmiş veya yerleşmiş
olan Süryani asıllı vatandaşların, talepleri halinde köylerine geri dönmelerine
izin verilmesi için gerekli çalışmaların İçişleri Bakanlığı'nca yürütüleceği
bildirildi. Genelgede, tüm anayasal, yasal ve demokratik haklardan serbestçe
yararlanmaları devlet güvencesi altında bulunan Süryani yurttaşların bu
haklarını kullanmalarında, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının gereken
dikkat ve hassasiyeti göstermeleri istendi.
Ülkeyi
yöneten Başbakan sağduyulu olmasa, belki de iç işleri bakanlığının genelgesi
yürürlüğe konulacaktı. Bu ülkeyi "daha çok seven" bazı hastalıklı
düşünceler yıllardır aynı yanlışları tekrarlayıp duruyorlar. Böylece Türkiye,
her geçen gün dünya insanlarının gözünde prestij kaybına uğrayıp duruyor.
Acaba Başbakan uyanık davranıp bu genelgeden haberdar olmasaydı kimbilir
neler olacaktı. İnsan bunu düşünmek bile istemiyor.
Ekonomik zorluklar içerisinde yaşayan insanların kötümser
durumlarından yararlanıp bu tip uygulamaları hayata geçirmeye çalışanlar
belki de çok akıllı olduklarını sanıyorlar ama her şeyi yasaklayarak insanları
zaptı rapt altına almaya çalışanlar bu çabaları ile bu ülkeye en büyük
haksızlığı yaptıklarının ne zaman farkına varacaklar? Bu tip olaylar oldukça,
insanların gelecek adına karamsarlık duymamaları gerçekten zorlaşıyor..Artık
insanların köylerine istedikleri zaman gidebileceklerini istemek gerçekten
çok mu imkansız bir istek bilinmez.
Yasaksız bir gelecek dileğiyle...
Pencereyi
Kapat
|