"Azınlık Dilleri" Mevzuata Kurban

Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı
Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı'nın (TOHAV) 'Azınlık dillerinin kullanılmasına yönelik hukuki destek eğitim programı' seminerinde konuşan TOHAV Genel Başkanı Avukat Şehnaz Turan, azınlık dillerin kullanımıyla ilgili yasal mevzuatın iyi bilinmemesi ve ilgili idari mevzuatların getirdiği karmaşıklığın, bu dillerin kullanımıyla ilgili kısıtlayıcı olguları beraberinde getirdiğini söyledi.

TOHAV'ın düzenlediği "Azınlık dillerinin kullanılmasına yönelik hukuki destek eğitim programı" semineri, İstanbul Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Naz Çavuşoğlu ve Ankara Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Mithat Sancar katılımı ile başladı. Seminerin açış konuşmasını yapan TOHAV Genel Başkanı Turan, Türkçe dışındaki dillerde eğitim ve yayın hakkının uzun tartışmalardan sonra yeni uygulamaya geçtiğini belirterek, "Bu dillerin kullanımı üzerinde uzun yıllardır yasaklamaların bulunması ve bu yasaklamaların sadece bazı yasalarla sınırlı olmayıp birçok mevzuatta da yer alması, son yasal değişikliklerle sağlanan hakların kullanımını zorlaştırmaktadır. Bu alandaki ilerlemeler, Türkiye'nin demokratikleşmesi önündeki en önemli sorunların çözümüne katkı sağlayacaktır" dedi. Turan, azınlık dillerin kullanımıyla ilgili yasal mevzuatın iyi bilinmemesi ve ilgili idari mevzuatların getirdiği karmaşıklığın, bu dillerin kullanımıyla ilgili kısıtlayıcı olguları da beraberinde getirdi.

'Özel televizyon Türkiye'nin eğilimi'

Konuşmasına Azınlık Hakları tarihçesini anlatarak ve Lozan Antlaşması'ndan bahsederek başlayan Doç. Dr. Mithat Sancar ise Birleşmiş Milletler (BM) belgelerinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve ek protokollerinde azınlıkların eğitim ve yayın hakkını anlattı. Dil haklarının günümüzde kamusal ve özel alan içerisinde anlatıldığını belirten Sancar, "Özel alanda hak sahibi olduğunu ilan etmek anlamsız. Bu alan doğal bir hak kategorisidir ve hiçbir kısıtlama getirilemez. Burada mutlak özgürlük söz konusudur. Devletin burada da çeşitli edimleri yerine getirmesi yani pozitif yükümlülüğü söz konusu değildir. Özel televizyon, özel radyo gibi şeyler Türkiye'nin eğilimi. Bu alanda devletlere bir kısıtlama yetkisi tanınıyor" şeklinde konuştu.

Seminerin ikinci oturumunda konuşan Doç. Dr. Naz Çavuşoğlu da "Avrupa Konseyi (AK) Azınlıkların Korunması Çerçeve Sözleşmesi'nde Eğitim ve Yayın Hakkını" ve AK organlarına başvuru mekanizmalarını anlattı.

Pencereyi Kapat