|
Süryaniler
azınlık oluyor 79 yıldır yürürlükte olan Lozan Antlaşması'na göre Türkiye’deki azınlıklar Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler olarak tanımlanıyordu. Vakıflar Genel Müdürü Nurettin Yardımcı’nın başkanlığındaki Vakıflar Meclisi’nin hazırladığı tasarının gerekçesinde, aralarında ırk, dil ve din birliği olup beraberce yaşama arzusuna sahip ve milletin çoğunluğu içinde yaşayan toplulukların cemaat olarak tanımlandığı belirtilerek, “Ülkemizde bu tanıma uygun 4 grup gayrimüslim vardır ki, bunlar; Rum, Ermeni, Musevi ve Süryani topluluğudur.” deniliyor. Azınlıkların hukuku, 24 Temmuz 1923 yılında imzalanan Lozan Antlaşması ile açıklığa kavuşturulmuştu. Lozan Antlaşması’na göre Türkiye’de bulunan gayrimüslimlerden sadece Rum, Ermeni ve Museviler azınlık olarak tanımlandı. Azınlıklar, Anayasa’nın 10. maddesiyle güvence altına alındı. Türk hukuk lügatinde azınlık ve cemaatler terimi eşanlamlı olarak kullanılıyor. Yasa tasarısında, Türkiye’deki gayrimüslim topluluklardan sadece Süryanilerin “azınlık” olarak görülmesi dikkat çekici bulundu. Hükümetin önünde bekleyen yeni Vakıflar Yasa Tasarısı ile azınlık vakıflarının statüsü tamamen değiştiriliyor. Tasarı yasalaşırsa 1936 yılından bugüne kadar geçerli olan azınlık vakıfları üzerindeki mal edinme yasağı ortadan kalkacak, 1 Ocak 2002 tarihinden itibaren İçişleri ve Dışişleri bakanlıklarının uygun görüşü ile Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün kararı ile iktisap edilen taşınmazlar azınlık vakıflarının listesine eklenecek. Azınlıklar, 1936’dan bugüne kadar hiçbir şekilde mal ediniminde bulunamıyorlardı. Türkiye’de
77 adedi Rum, 52 adedi Ermeni, 19 adedi Musevi, 10 adedi Süryani, 1 adedi
Bulgar, 2 adedi Gürcü, 3 adedi Keldani ve 1 adedi esnafa ait olmak üzere
toplam 165 gayrimüslim vakfı bulunuyor. Rum cemaatinin 44’ü ilkokul, 9’u
lise ve ortaokul, 1’i papaz okulu olmak üzere 54, Ermeni cemaatinin 22
ilkokul, 5 orta, 5 lise olmak üzere 32, Musevi cemaatinin 4’ü ilkokul,
1’i lise olmak üzere 5 okulu bulunuyor. 1953 yılında çıkarılan “Yabancı
Okullar Hakkında Yönerge” isimli yönetmelik gereği bu okulların şube açmaları,
sınıflarının sayılarını artırmaları dahi yasak kapsamında bulunuyor. Yeni
Vakıflar Yasası’nın çıkması durumunda bu okullar gayrimenkul edinebilecek,
yeni şube açabilecek. |