|
|
SÜRYANİ SANATKARLAR TARİHE Mİ KARIŞIYOR?
Midyat ilçesindeki Süryani ustalar kaybolmaya yüz tutmuş meslekleri ayakta tutmaya çalışıyor. Yıllarını mesleklerine adayan ustaların içine düştüğü durum can yakıyor.
Midyat’ın eski tarihi çarşısında mesleğini sürdüren ustalar yaptıkları şeylerin yeteri kadar talep görmemesinden ve ilgisizlikten dolayı yakınsalar da mesleği bırakmamaya kararlılar.
Bir zamanlar hattat, kalaycı, taş ustası, semerci, fırıncı, hayvan derisi alımı, ayakkabıcı üreticisi, testici, çömlekçi, oymacı, telkari ustaları, demirci, marangoz ve antikacılarla dolu çarşı birkaç usta dışında boşalmış durumda. Mesleklerin son temsilcileri mesleklerinin devamı için çırak bulamamaktan da dert yanıyor. Bu haliyle mesleklerinin sürdürülmesinde geleceğe dönük planlama ve mesleği sürdürecek yeni bir kuşağında yetiştirilmesi de zorlaşıyor.
Süryani ustalar dükkânlarının artık sadece tarihi camiler ve eski evler gibi belgesel yapımcıları, televizyoncular ve turistlerin ilgisini çektiğini söylüyorlar. Artık babaların çocuklarını meslek öğrenmek için göndermediğine değinen Süryani ustalar, ailelerin çocuklarını geleceğini bu mesleklerde görmüyor.
Midyat’ın eski çarşısında mesleğini sürdüren Süryani ustalar, “Buralar bize eski anılarımızı hatırlatıyor. Başka bir yerde bu eski havayı alamadığımız için çalışamıyoruz" diyorlar.
Yok olmaya yüz tutan birçok el sanatı gibi teknolojiye yenik düşen ve bütün bu zorluklara rağmen var olma mücadelesi veren hattat, telkari, şapkacılık, kalaycılık ve demircilik mesleğinin son temsilcileri olan Süryani ustalar ile görüştük.
Midyat Süryanilerinden Yusuf Türker (76) artık kullanılmayan ve unutulmaya yüz tutmuş şapkacılık mesleğini ayakta tutmaya çalışıyor. 54 yıllık meslek hayatı boyunca birçok usta yetiştiren Türker, ekonomik güçlüklere rağmen şapkacılık mesleğini sürdürmeye kararlı. Bazı günlerde bir şapka dahi satamadığını vurgulayan Türker, “Bu yaştan sonra neyle uğraşayım? Bu işi ömrümün sonuna kadar devam ettireceğim” diye konuşuyor. İşe başladığında, Midyat’ta üç Süryani şapka ustası olduğuna değinen Yusuf Türker, şimdi Midyat’ta sadece kendisinin bu meslekle uğraştığını belirterek, diğer iki Süryani ustanın birisinin vefat ettiğini diğerinin ise Avrupa’ya göç ederek bu mesleğini orada sürdürdüğünü” söyledi. Daha önceden Midyatlılar tarafından çok yoğun olarak kullanılan şapkanın artık rağbet görmediğine değinen Türker, “Şu an da köylerdeki Süryani vatandaşlar şapka kullanıyor ve bu eski geleneği sürdürüyorlar” dedi.
Türker, Midyatlı Yezidiler'in de şapka kullandığını vurgulayarak, “Midyat’ta fazla Yezidi kalmamış ama Avrupa’dan Midyat’a tatile gelen Yezidiler dükkâna gelerek 10 veya 15 tane şapka alıp oradaki yaşlı tanıdıklarına hediye olarak götürüyorlar” diye konuştu.
Yarım asırdan fazladır şapka yapıp satan Süryani şapka ustası genel olarak modern yaşam tarzının geleneksel yaşam tarzının parçası sayılan şapkalara ilgi ve talebi yok etmeye başladığını belirtiyor. Şapka kullanılmamasının en önemli sebeplerinden birinin, değişen şartlar olduğunu belirten Türker, “Eskiden insanlar hiçbir sebeple gelenek ve göreneklerini terk etmezlerdi ama şimdi bunlara boş verilip diğer yerlerdeki kültürler taklit ediliyor. Bizim şapka kullanma geleneğimiz çok güzel bir alışkanlıktı. Çünkü şapka insanı kışın soğuğa karşı korurken yazın da sıcaktan muhafaza ediyor” şeklinde konuştu.
Midyat’ta 35 yıldır sobacılık yapan İbrahim Gökinan da (61) benzer şeylerden yakınıyor. Bugüne kadar birçok usta yetiştiren Gökinan işlerinin olmayışından ve ilgisizlikten yakınsa da ilerlemiş yaşına aldırış etmeden soba yapmaya devam ediyor.
Çok küçük yaşlarda büyük kardeşiyle köylerde dolaşarak soba tamiratı ile meslek kariyerine adım atan Süryani soba ustası sonunda bölgede tanınan meşhur odun sobacısı olarak halkın vazgeçilmezi arasına girmiş. Önceleri birçok Süryani soba ustasının olmasına rağmen yine de halkın taleplerini karşılamakta güçlük çektiklerini belirten Gökinan, kömür sobalarının çıkması, kaloriferli evlerin çoğalması ve klimaların kullanılmasından dolayı meslekte bir talepsizliğin olduğunu söylüyor. Şehirlerde odun sobalarının kullanılmadığına dikkat çeken Gökinan, kalan müşterilerinin köylerden olduğunu belirtiyor. Gün boyu tek soba bitiren Gökinan, kazancının 20 YTL olduğunu söyleyerek mesleğinde hem kazancın düştüğünü hem de talebin azaldığını vurguladı. Yılda sadece 3 ay çalıştıklarının altını çizen Gökinan, yılın geriye kalan diğer tüm zamanlarını da uğraşsız geçtiğini ifade etti. Gökinan, “Teknoloji bizim mesleğimizi de bitirme noktasına getirdi. Mesleğimiz hem zor hem de kazancı azalmış durumda bu yüzden çıraklar gelmiyor mesleğimizin transferini genç kuşaklara aktaramıyoruz. Mesleğimiz el emeği isteyen zahmetli bir meslek olarak görünüyor.” dedi.
Yazının Devamı
Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2008
Arşiv |