Süryani Tarihi


|

Kültür- Sanat


|

Köşe Yazarları


|

Forum-Görüş


|

Linkler


|

Üyelik


|

İletişim


Süryani Tarihi
İNSANLIK KOKUSU-Yazı Dizisi



Köye Geri Dönenler Güneydoğu Anadolu'da yaklaşık beş bin yıldır yaşayan Süryaniler 'dönüş' yolunda kalıcı adımlarla ilerliyorlar. Terk etmek zorunda kalınan köylerde yeni hayatların temelleri atılıyor. Mardin ve çevresinde bir zamanlar sayıları 40 binleri aşan Süryaniler, barış ve huzur dolu eski günlerini yeniden inşa ediyorlar.

Peki ne zaman ve neden gitmişlerdi? Şimdi niçin dönüyorlar?

Geri dönüş yapan ve yapacak onlarca Süryani'yle konuştum. Eski adı Kafro olan Elbeğendi Köyü'nde Yahko Demir'le tanıştım. Otuz beş yıldır Almanya'da yaşıyan Yahko, 'İlk kez 2001'de geldim. 'İnsanlık kokusu alırsam' dönerim dedim. Şimdi o kokuyu alıyorum, yakında döneceğim' diyor.

Şanslı bir gazeteci olarak Ortodoks Süryani Kilisesi'nin Patriği 1. Moran Mor İgnatius Zakay Ayvaz ile görüştüm. Patrik AKŞAM'da okuyacağınız önemli açıklamalarıyla ilk kez bir Türk gazetesine röportaj vermiş oldu.

Güneydoğu'daki insan hakları 'onarımı' konusunda olumlu bir gösterge olacak 'Süryanilerin Dönüşü Projesi'. Süryaniler'in kutsal toprakları kabul edilen bu bölgede şimdiden turizm potansiyeli yaratmış. Dinler arasındaki diyalog burada yüzyıllardır süren bir yaşam biçimi...

Kesin dönüş konakları

Süryaniler önce ekonomik, sonra terör olayları nedeniyle ayrıldıkları topraklarına geri dönerken Almanya, Hollanda ve İsveç'te biriktirdikleri servetlerini de köylerine yatırıyorlar. Sessizce gittikleri gurbetten görkemli bir dönüş var.
Midyat'tan Nusaybin yönüne doğru giderken 25'inci kilometrede sola ayrılan toprak yola giriyoruz. Mihmandarım Midyat Belediye Zabıtası Kemal Mağat bölgenin 'etnolojik bileşkesi' gibi:
- Annem Kürt, babam Arap... Ben Türkçe dışında Süryanca, Arapça ve Kürtçe konuşuyorum.

Kemal, yol boyunca yakın tarih hakkında bilgi veriyor:

- Şurada Süryani köyü vardı, şimdi 20 hane kaldılar. Aşağıdaki köy Yezidiler'in. Hepsi Avrupa'ya gittiler. Bak bu köyde Müslümanlar'la Süryaniler yarı yarıya, muhtar Süryaniler'den...

Elbeğendi Köyü'ne gidiyoruz. Burası Süryaniler'in yeni evler yaptığı yerleşim birimi. Köy uzaktan kendini göstermeye başlıyor. Elbeğendi'nin eski binaları antik bir kente yaklaşıyormuşsunuz izlenimi veriyor. Evlerin hacmine bakınca ağzımdan 'Bunlar ev değil saray' cümlesi dökülüyor.

Midyat'ın antik lezzetindeki eski kent bölümünde bulunan İshak Bey Konağı'nda kalıyorum. ÇEKÜL Vafkı ile Midyat Valiliği eski Süryani konağını 'Kültür Evi' olarak düzenlemişler. Müze-otel olarak hizmet veriyor. Geniş avlulu, üç katlı, terasları, verandaları olan sahici bir saray... İşte Elbeğendi Köyü'nde yapımı süren Süryani evleri de bu konaktan aşağı kalmıyor. Günümüz teknolojisinin verdiği olanaklarla hatırı sayılır avantajlara da sahip. İki sıra tuğla, çift kat strafor ve en dışı da geleneksel bölge mimarisinin tarihi taşlarıyla kaplanıyor. Daimi sıcak su, merkezi ısıtma, bütün köyü kapsayan kanalizasyon şebekesi, tenis kortları, yüzme havuzu ve her türlü toplantı (düğün, nişan gibi) için sosyal tesis...

Süryani Konakları'nın şantiye şefi Garabet Demir'le konuşuyorum. Eliyle eski köyü işaret ederek '1967'de bu köyde doğdum, 1979'da Almanya'ya gittim. Geçen yıl bu proje ile döndüm. Artık burada yaşayacağım' diyor. Evlerin görkemine işaret ediyorum. Garabet 'Bizim eski evlerimiz gibi' diyerek anlatmaya başlıyor:

-Duvar kalınlığı 60 cm. Üç kat 350 metrekare.

-Kaça mal oldu?

-70 bin Euro.

Konaklar şimdiden bir efsane yaratmış durumda. Gidip görmeyen, sorup öğrenmeyenler için maliyetler bulutların üzerinde gezdiriliyor. Uzaktan atışla 'Adamlar 150 bin, hatta 200 bin Euro'ya villa yaptırıyorlar' menzilinde karavana tarih yazılıyor.

Tabii böylesi yorumlar 'Süryaniler'in Dönüşü' altında bir bit yeniği(!) arayanlara ait:

-Abi İsveç, Hollanda, Almanya'daki lüks yaşamı bırakıp Allah'ın dağına niye dönüyorlar?

Bu sorunun yanıtını Elbeğendi Köyü'nün eski evleri arasında buluyorum. Taş evin verandasında ayaklarını yıkayıp günün yorgunluğunu atan Yahko Demir, 'Otuz beş yıldır Almanya'dayım' diyor:

-İlk kez üç yıl önce geldim. Havayı kokladım, bakalım insan kokusu alabilecek miyim dedim. Evet, var. İnsanlık kokusu geliyor. Ben de bu yüzden dönüyorum.

-Eşiniz ne diyor?

-Kadınlarımızı Almanya'dan sonra bu eski evlere sokmak zor olurdu. Onun için yeni evler yaptırıyoruz. Orada ne varsa, burada da olmalı ki, kadınlarımız karşı çıkmasınlar. Bir gelelim hele, sonra buradaki eski evlerimizi de tamir edip eli yüzü düzgün hale getireceğiz.

Devamı

Arşiv

site tasarımı Bemol.Net