|
|
SÜRYANİ SANATKARLAR TARİHE Mİ KARIŞIYOR?-II
Midyat’ın el sanatları arasında bulunan kalaycılık mesleğini 80 yaşında olmasına aldırış etmeden yaşatmaya çalışan Süryani Usta Gevriye Ergin 13 yaşından beri kalaycılık yaptığını söyledi. Ergin; “Benimle birlikte Midyat’ta bu işi çok sayıda kişi yapıyordu. Artık kalaya ilgi kalmadı. Ben de bu mesleğin içinde büyüyerek, ekmeğimi kalaycılıkla sağlamaya başladım. Artık işlerimiz eskisi gibi iyi değil. Şimdi de iş olsa yaşama aldırış etmeden çalışırdım ama iş yok. Kalaycılık tarihe karışıyor.
Önceden burada birçok sofra takımı, çanaklar, kaşık, kepçe, kevgir, sini, leğen, yemek tencereleri, kazanlar, güğümlü ibrik denilen ibrikler, su güğümü vb. mutfak eşyaları yılda en az bir kez kalaylanırdı. Bazen de bizler köyleri dolaşırdık ve bu şekilde ekmeğimizi kazanırdık. Herkesin mutfak eşyası tercihlerinde bir değişimi oldu. Bu tercihler mesleğimizin de sonunu getirdi. Sadece yaz aylarında birkaç kazan ve tencereyi kalaylamanın dışında hep oturuyorum. Pazar günleri dışında her sabah dükkânımı iş olsa da olmasa da açıyorum. Çünkü başka yerde sabrım gelmiyor.” dedi.
Midyat’ın en meşhur sanatlarından olan telkari ustası İsa Ergin mesleğini ‘El emeği göz nuru’ olarak tanımlıyor. Süryani telkari ustası İsa Ergin 76 yaşında. 54 yılını verdiği telkari mesleğini yanında çalıştırıp yetiştirdiği çocuklarına devretse de yıllarını verdiği mesleğini tamamıyla bırakmayı düşünmediğini söylüyor. Ergin, “Midyat’ta telkari mesleğinin en yaşlı temsilcileri olarak iki kişi kalmışız. Diğer meslekler gibi telkari sanatında da zaman zaman duraksamalar yaşansa da telkari bugün bile aynı canlılığını koruyor. Bizler bu canlılığı hazır döküm işi ile yapılamayan ürünlere bağlıyoruz.”
Ergin, “Makineler her meslekte olduğu gibi bizim mesleği de bitirecekti. Ama sadece el işçiliği ile üretilebilen, kemerler, tepsi, şekerlik, kalemlik, meyvelik, mücevher kutusu, gerdanlık, bilezikler mesleğimizin canlılığını bugünlere taşıdı. Önceden hazır döküm işleri yoktu ve bütün ürünleri el işçiliği ile yapıyorduk. Dört erkek çocuğum var ve hepsi de bu mesleği biliyor. Mesleği onlara öğrettiğim için mutluyum. Benden sonra mesleği yaşatacaklar. Onlara mesleğin bütün inceliklerini öğrettim ve çok iyi öğrenmişler. El işlemeli ürünler döküm ürünlerinden biraz daha pahalı oluyor. Her ikisine de talep var. Turistler özellikle el işlemeli telkari ürünleri tercih ediyor.” dedi.
Diğer el sanatlarında olduğu gibi demircilik de teknolojinin gelişmesi, fabrikasyon ve eski ustaların yerine yenilerinin yetişmediğinden ne yazık ki unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin arasında bulunuyor. Midyatlı Süryani usta Abdülmesih Küçükaslan Demircilik mesleğinin son temsilcilerinden. Midyat’ta uzun yıllardır demircilikle uğraşan 72 yaşındaki Abdulmesih Küçükaslan mesleğin öldüğünü söyledi. 12 yaşında başladığı meslek hayatını 60 yıldır devam ettiren ve bir gün olsun dükkânını kapatmayan Demirci ustası Abdulmesih Küçükaslan, gençlerin artık bu mesleği yapmadığını ve bundan üzüntü duyduklarını söyledi.
Küçükaslan, “Biz Süryani ustalar işimizi sağlam ve temiz yapıyoruz. Bu yüzden çevrede çok iyi tanınıyoruz. Şimdi bile bazen iş yerimi özel sebeplerden ötürü açmasam Müslümanlar beni bekliyorlar işlerini yapmam için. Önceden demircilikle ilgili bütün ürünlerin üretimini yapardık. Çok güzel işimiz olurdu. Sabah gelir ve gecenin çok geç saatlerine kadar çalışırdık, yine de işleri yetiştiremezdik. Şimdilerde ise sabahları açıyorum öğleden sonraları kapatıyorum. Birkaç balta ve kazmayı bilemenin dışında işimiz kalmamış. Yezidi, Müslüman ve Süryanilerden oluşan 47 usta yetiştirdim ve şu anda hiç birisi bu işi yapmıyor. Mesleğimiz eski canlılığını yitirdiği için halk arasında da saygınlığımız kaybolmuş. Bu gidişle mesleğimi en fazla birkaç yıl daha yapar ve bırakırım. Benden sonra bu iş yapılmayacağı için Midyat’ta bir meslek tarihten silinecek.” dedi.
Yazının Devamı
Güncelleme Tarihi: 14 Mart 2008
Arşiv
|