|
HRANT MARDİN DE YAŞASAYDI...
Bazen kendi anadilimle düşünmeye çalışırım.Düşünürken acaba derim BARIŞI HRANT GİBİ TANIMLAYAN VAR MI? diye...inanın pek emin değilim.Sorguya çekilip,tehdit edildiğini bile soğukkanlılıkla ifade ederken;güvercin yazılarıyla hep BARIŞI UÇURDU.İşte o zaman Hrant, Mardin de olsaydı diye düşündüm:
YENİDEN DOĞUŞ bayramı öncesinde kendine SOK-UL BABUÇİN den (ayakkabı imalat çarşısından)sipariş ettiği gıcır gıcır ayakkabısını etrafındaki gözlemlerinden sonra ayağına uyan birine vereceğinden kuşkum olamazdı.
Tellallar Çarşısı ndan geçip her tarafa bakarken,ayvanlarının duvarlarındaki ŞAHMARAN tablolarına yaklaşarak,bu tabloları işleyen emekçilerle konuşarak bilgilenerek ve onun kıvrak zekasının ŞAHMARAN ın verdiği insan,bütün canlılar ve ekolojik dengeyle ilgili mesajlarının yanında ZALİM HÜKÜMDARIN ADALETSİZLİĞİ NİN mitolojisini de anlatmakla kalmayıp;ÇOCUKLAR,TEK BAŞINA BU ŞEHİRDE YALNIZCA ŞAHMARAN LA YETİNMEYİN,çünkü bu coğrafyada ŞAHMARAN dan başka BABİL,ASUR,SAMİ ve MEDLER in mitolojilerinin ortak inanılan ve tek tanrıya geçişin sembolü olan MARDUK u,KOCA BİLGE yi de işlerseniz bu turizm mevsiminde Şahmaran ın yanına bir de MARDUK u asarsınız der ama sakın MARDUK la ilgili araştırmalarınızı bir camlı çerçeveye yerleştirmeyi de UNUTMAYINIZ!..derdi fakat çayını bitirip tam çıkarken YÜKSEK KAHVE nin damındaki havalanan GÜVERCİNLERİ GÖRÜNCE:Arkadaşlar,şu havalanan güvercinlerin yanına NASIL GİDEBİLİRİM demez miydi?...Lütfen,BARIŞI BU KADAR İÇTEN YAŞAYIP ANLATAN BAŞKA İNSANA RASTLADINIZ MI?....
|